Yusuf Ziya DÖGER
Toplumsal değişim ve dönüşümün oluşmasına öncülük edenler genellikle kendilerini kutsal kabul ettikleri davalarına adayan ve bu adayışla toplumsal dönüşümü ateşleyen kıvılcımları çakan birkaç gönül neferinin azmiyle harekete geçer. Bu hareket süreç içerisinde toplumsal tabandan gördüğü kabul ile sorunların çözümü açısından merkeze yerleşerek toplumsal beklentilerin karşılanmasını amaçlar.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 90 yıldır sürdürdüğü politik yaklaşım ve bakışı Kürdistan toplumu için imha, inkâr ve asimilasyondan başka bir şey üretmemiştir. Rejim süreç içerisindekiuygulamalarıyla Kürdlere yönelik olumsuz niyetini deklere etmiş durumdadır. Bugün AKP hükümetinin de ulusalcı rejimin koruyuculuğunu üstlenerek bunu bizlere dayatmaya çalıştığı herkesin malumudur. Bir toplumu yok etmenin insani ve İslami hiçbir dayanağının olmadığı bilinciyle bunun karşısında durmanın gerekliliğineinanarak halkımızla birlikte buna dur demek için Azadi İnisiyatifini oluşturduk.
Toplumsal yaşam ve tecrübelerle edindiğimiz izlenimle Kürd ve Kürdistan sorununa duyarlı olabilecek Kürdler dışında herhangi bir kesimin olmayacağını öğrendik. Süreç içerisinde sorunlarımızın çözümü açısından başvuracağımız tek merciininde kendi gücümüz ve halkımız olduğunu fark ederek yola çıktık. Öğrendiğimiz bu durumu halkımıza aktarmak zorunda olduğumuzun bilinciyle hareket ederek yeni bir oluşumla halkımızın karşısına çıkmaya hazırlanmaktayız.
Kürdistan’ının egemenlerle yapılan işbirliğiyle Arap, Fars ve Türkler tarafından sömürgeleştirilerek dört/beş parçaya ayrılması oluşumumuzun/hareketimizinbakışı ve anlayışı için sorunun temelini teşkil etmektedir. Karşı karşıya olduğumuz bu sorunun çözümü için halkımızın yegâne referans olduğunu biliyor ve bu anlayışla halkımızla buluşmayı hedefliyoruz.
Temel hedefimizİnsani ve İslami hakkımız olan Bağımsız Kürdistan’aulaşmak için aşama aşama sürecin gerçekleştirilmesini sağlamaktır.Bu nedenle Kürdistan’ın parçalanmışlık olgusunun halkımızda yarattığı zihinsel deformasyonun giderilmesini temel öncelik olarak almaktayız. Oluşan zihinsel deformasyonun halkımızda kaderine razı olma duygusunu oluşturduğu/oluşturacağı tehlikesiyle karşı karşıya olduğumuzun bilinciyle hareket edip bu prangayı kırarak geleceğe yürümeyi hedefliyoruz.
Hedefe ulaşmaya çalışırken Kürdistan’a dair bizimle benzer pradigmalara sahip olanlarla aynileşmeden birlikte yürüme kararlılığında olduğumuzu deklere ediyoruz. Bu anlamda Kürdistan’daki sorunların çözümü için elimizi taşın altına koyuyoruz. Ancak Kürdistan sorununun çözümü için Kürdistan’a ait tüm renklerin ve seslerin oluşturacağı koronun daha gür bir sedaya sahip olacağının bilincindeyiz. Bu bilinçle pirenkiliğin ve pirdengliliğin her birimize ayrı ayrı güç vereceğinin/verdiğinin bilincindeyiz.
Kadim Kürdistan toprağı/vatanı tarihsel olarak hiçbir dönemde tamamıyla homojen bir yapı arz etmemiştir. Her yönüyle (dinsel, etniksel anlamda) çok renkli ve çok sesli bir yapıya sahip olduğu hepimizin malumudur. Bu zenginliğinkorunması gerektiği inanç ve anlayışına sahibiz. Ama bu zenginliğe rengini veren ana temanın Kürdistan ve ona ait Kürd halkıyla İslamdini olduğunu biliyor ve o amaçla yola çıktığımızı da ilan ediyoruz. Kürdistan’ın iki temel rengi olan Kürd ve İslam vazgeçilmezliğimizdir.
Ana temanın parçalanmışlığı üzerinden hakkaniyete uygun olmayan ve bir kesimin egemenliğini dayatan dinsel değerlerlebezenmiş zihinsel deformasyona tabi tutulduğumuzun farkındayız. Biz Kürdlerinhem dinsel hem de etniksel kimlik üzerinden maruz kaldığımız zulümleaynı zamanda ayrıştırılmaya tabi tutulduğumuzun da farkındayız. Bu nedenle zihinlerimizde oluşturulan kirli deformasyonun izale edilmesi için her rengin ve sesin yer alacağı bir yapının kuşatıcılığını kabul etmekteyiz.
Bu anlamda Kürdistan mücadelesinin son iki yüzyıllık sürecini kendimize referans kabul ediyoruz.Kürdistan mücadelesinde hepimizin malumudur ki, bu süreç içerisinde sadece ŞêxMahmudBerzenci kendisiyle aynı dine inananlara karşı değil İngiliz sömürgesine karşı başkaldırmıştır. Diğer başkaldırıların tümü bizimle total anlamda aynı dine inanların insani ve İslami haklarımıza yaptıkları saldırıya, imhaya, inkâra ve zulme karşıdır. Bu referanslar yürüttüğümüz Kürdistan mücadelesinin hak temelinde bir mücadele olduğunu bizlere göstermektedir ve buna inanıyoruz. Bu inancımızın dayandığı haklılıklaiki yüz yıldır sesimize karşı suskunlaşan dünyayı ve sömürgelerimizi haklarımızın teslimine mecbur etmek amacıyla hep birlikte ama aynilşemeden yola devam etmenin gerekliliğine inanmaktayız.
Bu nedenle geldiğimiz noktada tüm Kürdistanlılara çağrıda bulunarak, birlikte bu yüke omuz vermenin gerekli olduğuna inanıyoruz. Eğer oluşturduğumuz perspektifin eksikliğine veya yetersizliğine kanaat getiren Kürdistanlılar varsa; önerilerine ve uyarılarına açık olduğumuzu ifade ediyoruz. Bu anlamda öneri, uyarı ve eleştirilerin bizim için ufuk açıcı olduğunu ve yolumuzu aydınlatacağını bilmelerini isteriz.Kürdistan’ın ortak değerlerini nesneleştirmekten uzak, öznel yaklaşım içermeyen öneri ve eleştirilerle yolumuza ışık tutacağınıza inanıyoruz.Birlikte inşayı temel alan yapıcı ve haklı eleştirilerinizin, öneri ve değerlendirmenizin de bizlere alternatif oluşturacağını bilincindeyiz.
Azadi olarak hepinizi 6/7 Eylül Kongresinde ufkumuzu açacak ve haklı davamızda yola devam etmemiz için Kürdistanlıları bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz. Bu nedenle haklı davamızda Kürdistan’ı bütünleyen bir parça olduğumuzun bilinciyle hareket ediyoruz. Dolayısıyla Kürdlereait her rengi yansıtan yapı ve kurumların bu haklı davada gerekliliğini de kabul ediyor ve anlayışla karşılıyoruz.
Kürdistanlılara ve Kürdistan’a bir çağrıda bulunuyoruz. Kendi yapılanmalarınızda yer almayan Kürdlerindefarklı yöntem ve tarzlarla örgütlenme hakkına sahip olması milli maslahatlarımızın gereğidir. Bizimle aynı yol ve yöntemi benimsemeyenleri ötekileştirmekten vazgeçmeliyiz. Bunu gerçekleştirmediğimiz surece birlik ve müttefikliğin söz konusu olamayacağını bilmeliyiz. Dolayısıyla Kürdlerin her yapısı kendini var kılmalı ama diğerini de en az kendi yapı ve örgütlenmesi kadar önemsemelidir.
Azadiİnsiyatifi bu anlamda toplumsal değişim ve dönüşümü amaçlayan yapılanmasıyla kendisine çalışma alanıolarak Bakur Kürdistan’ını seçmiştir. Amacını gerçekleştirme yolundaoluşturduğu organizasyonlaiki yıllık çalışma süresince Kürdler arasındaki ittifak ve birlikteliğin sağlanması için rüştünü ispatlamış durumdadır. Bu çalışmanın fitilini ateşleyen başta 155 kurucusu ve gönüldaşıyla bundan sonrada aynı yönde çalışmaya devam etme azmindedir. 16 Ağustos 2014’te gerçekleştirilen “Gençlik İstişare Toplantısı” bizlere bu yapılanmanın sağlıklı temeller üzerine kurulduğunu bir kez daha göstermiştir.
Yeni süreçte tüm kurucuların ve gönüldaşlarınbu yüke omuz vereceğine olan inancımla sizlerle buluşmak umuduyla.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.05.2018
21.02.2018
13.10.2017
24.09.2017
27.03.2017
27.02.2017
16.02.2017
31.01.2017
28.01.2017
22.01.2017